Ayşen23.11.2025 19:30Her insanın hayatında “artık en ufak bir olumsuz muamele ya da saygısızlığı bile kabul edemez hale geldiği” bir aydınlanma eşiği vardır. Artık sınırlarını çizdiği için suçlu hissetmez, bitmek bilmeyen kendini açıklama ve orta yol bulma döngülerine girmez. Sadece kendisi olur ve nezaketinin bile sadece hak eden insanlara yönlendirilecek kadar değerli bir şey olduğunu anlar. “Üzgünüm, artık kabul görmek için kimseyi ikna etmeye çalışmayacağım, sadece kendi merkezime sadık kalacağım, sen de ya buna saygı göstereceksin, ya da bana erişme hakkını kaybedeceksin.” Zihinsel özgürleşmenin anahtarı.
Ayşen23.11.2025 19:29Şu hayatta tanıdığım kaliteli insanların tek ortak özelliği var kendi işlerine bakmak, kendi hayallerine, kendi projelerine odaklanmak. Sürekli başkalarını aşağı çekmekle uğraşan insanların sağlam bir eseri olmuyor kötülüğün minik avantajları dışında unutulup gidiyorlar sadece.
Ayşen23.11.2025 19:28Narsistlerin sizinle yaşadıkları olayları orijinalinden saptırarak anlatmasının literatürde adı varmış: “manipulative summarising.” Yani yaşananları kısmi ve eksik bir şekilde, sizi hikayenin kötü kişisi gibi göstermek için yeniden kurgulama methodu… Ne kadar tanıdık dimi?
Ayşen23.11.2025 19:26Bir insanın sağlığı yerindeyse, ailesi hayattaysa, geleceğe dair bir şeylerin hayalini kurabiliyorsa, dünyanın en zengin insanlarından biri olduğunu sık sık kendisine hatırlatması lazım.
Ayşen23.11.2025 19:25Yaş aldıkça dramadan uzaklaşıyorsunuz. “Bu bana neden böyle yaptı, neden saygısız davrandı” değil, “demek kaliteli iletişim zemininden yoksun biriymiş, öyleyse benim seviyemde değil ve odağımı hak etmiyor” deyip mesafe koyuyorsunuz. Böylece başa daima kendi huzurunuz geliyor.